Hoş geldin Ziyaretçi, Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun.

DİYABET VE BESLENME

DİYABET VE BESLENME
DÜNYA DİYABET GÜNÜ
Dünya Diyabet Günü (DDG), diyabetin yol açtığı sağlık tehditleri konusunda artan endişelere yanıt olarak 1991'de Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF) ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenmiştir. Dünya Diyabet Günü, Birleşmiş Milletler'in kararı ile 2006'da resmi bir Birleşmiş Milletler Günü olmuştur. 
DDG, 160'dan fazla ülkede, 1 milyardan fazla küresel bir kitleye ulaşan; dünyanın en büyük diyabet bilinçlendirme kampanyasıdır. Kampanya, diyabet dünyasında büyük önem taşıyan konulara dikkat çekiyor.
Kampanya, BM Diyabet Hastalığı Kararının geçmesinden sonra 2007 yılında kabul edilen mavi bir dairesel logo ile temsil edilmektedir. Mavi daire diyabet bilincinin küresel sembolüdür. Diyabet epidemisine yanıt olarak küresel diyabet toplumunun birliğini ifade eder.
Bu yıl dünya Diyabet Gününü’nün teması: Kadınlar ve Diyabet Hastalığı'dır.
Günümüzde diyabet hastalığına yakalanmış 199 milyonun üzerinde kadın bulunmaktadır ve bu toplamın 2040 yılına kadar 313 milyona çıkması bekleniyor. 
Diyabetli kadınların gebe kalma güçlüğü daha fazladır ve hamilelik süresince anne ve bebekte birtakım yetersizlikler görülebilmektedir. Gebelik planlaması olmaksızın başlatılan gebelikler tip 1 ve tip 2 diyabet, anne-çocuk hastalıkları ve ölümleri riskini önemli ölçüde arttırır.
Diyabet Hastalığı Nedir?
Diyabet, pankreas hücrelerinin insülin hormonu yapamaması durumunda veya vücutta üretilen insülin hormonunun yeteri kadar kullanılamadığı durumlarda ortaya çıkan kronik bir hastalıktır. İnsülin, pankreas hücreleri tarafından üretilen, tükettiğimiz besinlerin kan dolaşımından hücrelere alınmasında görev alan bir hormondur. 
Vücutta insülinin üretilememesi veya yeteri kadar kullanılamaması kandaki glikoz düzeylerini arttırır (hiperglisemi). Uzun dönem yüksek seyreden kan glikoz düzeyi vücutta çeşitli organ ve dokuların zarar görmesine neden olur. Devamında pek çok komplikasyon gelişebilir.

Diyabetten Korunma Yolları Nelerdir?
Günümüzde tip 1 diyabeti önleyebilecek bir teknoloji hale geliştirilemedi ancak vücudun insülin üreten hücrelerinin tahrip edilmesiyle sonuçlanan bu sürece sebep olan çevresel etkiler araştırılmaktadır.
Tip 2 diyabet gelişimini etkileyen pek çok faktör var ise de, en etkilisi kentleşmeye bağlı olarak ortaya çıkan yaşam şekli değişiklikleridir. Bunlara örnek olarak yağ içeriği yüksek, şeker ilaveli içecekler gibi işlenmiş gıdalar ve rafine edilmiş karbonhidrat tüketiminde artışlar verilebilir. Aynı zamanda modern yaşam fiziksel aktivite yetersizliğini de beraberinde getirmektedir. Bu davranışlar ise fazla kilolu olma veya obezite riski ile tip 2 diyabet gelişim riskini arttırmaktadır.
Sağlıklı bir beslenme programı ve düzenli fiziksel aktivite ile tip 2 diyabet gelişme riski önemli ölçüde azaltılmaktadır. İşte tip 2 diyabet gelişim riskini azaltmak amacıyla beslenme programınızda mutlaka göz önünde bulundurmanız gereken 9 ipucu: 
1.Meyve suyu, soda veya şeker ilave edilmiş içecekler yerine sıvı gereksinmeniz için su, şeker ilavesiz kahve veya bitki çaylarını tercih edin.
2.Yeşil yapraklı sebzeler de dahil olmak üzere her gün en az üç porsiyon sebze tüketmeye özen gösterin.
3.Her gün üç porsiyon taze meyve tüketin.
4.Bir atıştırmalık seçeneği için 5-6 adet fındık veya badem, bir porsiyon taze meyve veya şekersiz yoğurt şeklinde bir ara öğün planlayın. 
5.Alkol alımını günde en fazla iki standart içkiyle sınırlandırın.
6.İşlenmiş et yerine kırmızı et, beyaz et, kümes hayvanları veya deniz ürünlerinin yağsız türlerinden tercih edin. 
7.Çikolata ihtiyacınızı şekersiz fıstık ezmesi veya 1 tatlı kaşığı bal / reçel ile karşılayın. 
8.Beyaz ekmek, pirinç veya makarna yerine tam tahıllı ekmek, pirinç veya makarna tüketmeye özen gösterin.
9.Diyetinizde doymuş yağlar yerine, doymamış yağları (zeytinyağı, kanola yağı, mısırözü yağı veya ayçiçeği yağı) tercih edin.
 
Diyabet Hastaları İçin En İyi ve En Kötü Besinler
Diyabet hastalığı beslenmenin doğrudan etkili olduğu hastalık gruplarının başında gelir. Dolayısıyla beslenmenizde dikkate etmeniz gereken besinler vardır. Hastalığınızın seyrini iyileştirmek için bazı besinleri diyetinizden çıkarmalı, bazılarını sınırlandırmalı, bazılarını ise diyetinizde arttırmalısınız. Gelin birlikte bu besinlere göz atalım:
Karbonhidrat 
(Nişasta)
Unutmayın ki vücudunuz karbonhidrata ihtiyaç duyar. Ancak karbonhidrat seçiminde akıllı tercihler yapmanız gerekmektedir. 
En İyi Seçenekler: Esmer pirinç, yulaf ezmesi, kinoa, karabuğday veya amarant gibi tam tahıllar, fırında veya haşlanmış tatlı patates, tam tahıllı ekmekler 
En Kötü Seçenekler: İşlenmiş tahıllar (örneğin beyaz pirinç veya beyaz un), şeker ilave edilmiş tahıllar,  beyaz ekmek, kızarmış patates, beyaz una bulanıp kızartılmış sebzeler
(Meyve)
En İyi Seçenekler: Düşük glisemik indeksli taze meyveler (elma, armut, kivi, portakal, mandalina, nektarin, çilek, greyfurt gibi), sade dondurulmuş meyve, şeker eklenmeden konserve edilebilir meyveler
En Kötü Seçenekler: Fruktoz veya glikoz şurubu içeren meyve konserveleri, şeker ilaveli reçel-marmelat veya jole, tatlandırılmış meyve suları 
Protein
Protein kaynakları bildiğiniz gibi kırmızı et, tavuk, balık, hindi, deniz ürünleri, kuru baklagiller, süt ve süt ürünleri, yumurta, fındık-badem gibi kuruyemişler olmak üzere çok çeşitlidir. 
En İyi Seçenekler: Kuru baklagiller (lif içeriğinin yüksek olması kan şekeri dengesinin sağlanmasında önemlidir) fındık- badem- ceviz gibi kuru yemişler, tofu gibi bitkisel kaynaklı proteinler, balık ve deniz ürünleri, tavuk ve diğer kümes hayvanları (mümkünse göğüs etini tercih edin), yumurta ve az yağlı süt-süt ürünleri. 
İpucu: Et tüketiminde kan şekeri dengenizde etkili olduğundan dolayı az yağlı veya yağsız olan türleri tercih etmeye özen gösterin. Vejetaryen veya vegan beslenme tarzını benimsemiyor bile olsanız diyetinize bitkisel kaynaklı proteinleri mutlaka ekleyin. Böylece lif alımınızı arttırırsınız.
En Kötü Seçenekler: Kızarmış etler, kaburga gibi yağlı et kısımları, yağlı peynirler, derili tavuk ve kanatlı hayvan etleri, kızarmış tofu, salam, pastırma, sucuk gibi işlenmiş etler
Yağ
Yağlar yavaş sindirildiği için tüketiminden bir sonraki öğünde kan şekeri düzeylerine etki ederek olumsuz sonuçlara neden olabilir. Dolayısıyla diyetinizde karbonhidrat tür ve miktarlarına dikkat ettiğiniz kadar yağ tüketiminize de dikkat etmelisiniz. Diyetinizin yağ içeriğini mümkün olduğunca azaltmaya çalışın. Yağ türü olarak yararlı yağları tercih etmeye özen gösterin. 
En İyi Seçenekler: Süt, yoğurt,  peynir;  ceviz, badem, fındık gibi yararlı yağ içeriği yüksek kuru yemişler, keten tohumu, chia tohumu, avokado gibi bitkisel yağların doğal kaynakları (yüksek kalorilidirler, bu nedenle porsiyon kontrolüne dikkat edin),  kanola veya zeytinyağı gibi bitkisel kaynaklı sıvı yağlar, somon, orkinos veya uskumru gibi  omega-3 yağ kaynakları
En Kötü Seçenekler: Trans yağ içeriğine sahip besinler, doymuş yağlar (esasen hayvansal ürünlerden gelmektedir ancak aynı zamanda hindistancevizi yağı ve hurma yağında da bulunmaktadır), krema,  içeriği bilinmeyen hazır gıdalar 
Sıvı (İçecekler)
İçecek tüketiminde etiket okuma alışkanlığına mutlaka dikkat etmeniz gerekir. 
En İyi Seçenekler: Su, şekersiz bitki çayları (bir dilim limon ekleyin), doğal mineralli sodalar 
En Kötü Seçenekler: Meyveli soda, alkollü içecekler, şeker ve krema ilaveli aromalı kahveler, enerji içecekleri

Yayınlar (Tümü)