Hoş geldin Ziyaretçi, Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun.

ROMATİZMAL HASTALIKLARDA BESLENME TEDAVİSİNİN TEMEL KURALLARI

ROMATİZMAL HASTALIKLARDA BESLENME TEDAVİSİNİN TEMEL KURALLARI
Romatizmal hastalıklarda kişiye özel planlanacak antiinflamatuar etki gösterecek bir beslenme planı ve kan bulgularına göre diyet hastalığınızın seyrini olumlu yönde etkileyerek tedavi sürecine destek olacaktır. Bu konuda diyetisyenden yardım alınız. Aşağıda genel beslenme önerilerini bulabilirsiniz: 
·Araştırmalar, beslenmenin eklem romatizması, özellikle romatoid artrit ile doğrudan ilişkili olduğunu göstermektedir. Yeme alışkanlıklarının değiştirilmesi ile bu hastalığın bulguları azaltılır, kullanılan ilaçların etkinliği artırılır ancak hastalık ortadan kaldırılamaz.
·Hastalığın bulgularından enflamasyon, tüketilen katı ve sıvı yağların kalitesi ve aynı zamanda miktarına bağlıdır. Doymuş yağ miktarı azaltılmalıdır. Sıvı yağlar tercih edilmelidir. En önemlisi ise diyetteki omega 3 ve omega 6 oranıdır. Öte yandan diyet yağ miktarını azaltmak, obeziteyi azaltmaya, normal kiloyu korumaya ve eklemlerin stresini azaltmaya yardımcı olur. Bu nedenle, hayvansal yağların (kuyruk yağı, tereyağı, krema gibi), yağlı et ve et ürünleri, tam yağlı süt ürünlerinin tüketimini azaltmak önemlidir. Bu besinler yüksek kalorilidirler ve enflamasyonu artıran araşidonik asit içerirler. Mutlaka yağsız olan formları tercih edilmelidir. Sizin için light kefirler, yağsız sütler ve yoğurtlar iyi bir alternatif olabilir.
·Omega-3 yağ asitlerinden zengin diyetin ve Akdeniz mutfağının hastaların ağrı ve diğer rahatsızlıklarını azaltmada etkili olduğu gösterilmiştir.
·EPA ve DHA min. 3g/gün alınmalıdır. Bu dozlardaki w-3 alımı tedaviye destek olabilir.
·Unlu şekerli gıdaların aşırı tüketimi, diyetteki omega 3/ omega 6 oranının bozulması ve probiyotik alımının azalması romatizmal hastalıkların bu kadar yaygınlaşmasının altındaki neden olabilir.
·Buna karşılık, sebzeler ve meyveler araşidonik asit içermez. Aynı zamanda vücudun antioksidan almasını sağlayarak romatizma ile savaşı destekler. Romatizmal hastalığı olan bireyler günde 5-6porsiyon sebze meyve tüketmelidir.
·Yapılan bir çalışmada; Romatoid artrit hastaları üzerinde 7-10 günlük bir açlık sonrasında bireysel tercihlere göre 3 ay boyunca glutensiz, vegan diyet tüketilmiş ve daha sonra 9 ay boyunca laktovejetaryen diyet uygulanmıştır. Vejetaryen diyet tüketen grupta önemli gelişmeler olduğu gözlenmiştir.
·D vitamini romatizmal hastalıkların gelişmesini önlemektedir.
·Romatoid artrit olan hastalarda zamanla kemik kitlesinde bir azalma görülebilir. Bu nedenle, hastaların diyetle veya ek olarak günde 1000-1500 mg kalsiyum ve 400-800 IU D vitamini alması sağlanmalıdır. 
·Romatizmalı hastalarda artmış damar tıkanması ve damar sertliği riski göz önüne alınarak sigara, hiperlipidemi, hipertansiyon ve hareketsiz hayat tarzı gibi risk faktörleri mümkün olduğunca kontrol altına alınmalı ve bu durumları tersine çevirecek bir beslenme planı hazırlanmalıdır. 
·Hastalarda ödem şikayeti yaygın olduğundan diyetlerindeki tuz sınırlandırılmalıdır. Su tüketimlerini ise artırmaları gerekmektedir.
·SU HAYATTIR! Sıklıkla duyduğumuz bu slogan beklide romatizmal hastalığı olanlar için 3 kat daha fazla vurgulanmalıdır. Vücudun zararlı ögelerden arındırılması ve iltihabdan kurtulması için mutlaka günde en az 10 bardak su içilmelidir.
Sistemik lupus eritamasus günümüzde sıklıkla rastlanan bir romatizmal hastalıktır. Bu hastalarda yaş artışı ile birlikte obezitenin de arttığı görülmüştür. Bu yüzden hastalığın gidişatına göre hayatlarını düzenlemek adına bir diyete ihtiyaç duyabilirler.
Bağırsakta yararlı-zararlı bakteri düzeninin bozulması sonucunda bağırsak geçirgenliği artıyor. Sindirilmeyen protein parçacıklarının (buğday,  süt ve baklagil proteinleri gibi) kana geçmesi, bağışıklık sistemini uyarıyor; kronik iltihabi bir süreç başlıyor.  Bu süreç sadece bağırsakta değil bağırsak dışı birçok organda da iltihabi hastalıklara yol açabiliyor. Bu yüzden size önerimiz probiyotik içeren besinleri diyetinize ilave etmeniz! 1 su bardağı light kefir iyi bir tercih olabilir. Probiyotiklerden zengin bir diyetin antiromatizmal ilaç ihtiyacını azalttığı, klinik bulguları hafiflettiğini gösteren çalışmalar da var.
Glutensiz bir diyetinde romatizmal hastalıkların bulgularını azaltacağına dair çalışmalar bulunmaktadır. Ancak sonuçları kesin değildir. Bu nedenle doktor ve diyetisyen önerisi dışında uygulanmamalıdır. 
Antioksidan ögeler içeren bitki, sebze ve meyveleri tüketmek romatizmal hastalığı olan bireyler için kesin bir beslenme kuralıdır. Peki hangi bu sebzeler ve bitkiler nelerdir: ısırgan otu, keten tohumu, kekik, dereotu, maydanoz, fesleğen, roka, tere, nane, sarımsak, soğan, kırmızı biber, karabiber, zencefil, kimyon, tarçın, yeşil çay. 
Romatizmal hastalıklarda yararlı ögeleri şöyle özetleyebiliriz:  Vitamin E, vitamin A (beta-karoten), selenyum, balık yağı (omega-3 çoklu doymamış yağ asitleri), çuha çiçeği yağı, keten tohumu, zerdeçal, probiyotikler, kalsiyum ve D vitamini
Yayınlar (Tümü)